Gezegenimizin akciğerleri olarak büyük öneme sahip olan ormanların varlığını korumak gelecek için hayati öneme sahip. Neden mi? Yapılan hesaplamalara göre sadece bir ağacın yılda emdiği karbondioksit miktarı 25 kilograma denk.
Bu sayı, ağacın türüne göre 40 kilograma kadar çıkabiliyor. Ayrıca geçmişten bugüne bozulmamış ormanların yılda emdiği karbondioksit miktarı ise toplamda 7.8 milyar ton. Bu miktarın, tüm insan emisyonlarının yaklaşık beşte biri kadar olduğu belirtiliyor. Fakat karbon depolarımız yani ormanlarımız bir taraftan iklim değişikliği ile diğer taraftan ise insan faaliyetleri nedeniyle artık daha fazla yok olma riski ile mücadele ediyor.
Hedeflerin maliyetleri artacak
2024 yılı verilerine göre atmosferdeki karbondioksit miktarı 427 ppm’e ulaştı. Bu miktar, bilim insanı Svante Arrhenius’un, 1896 yılında karbondioksit miktarının 560 ppm’e çıkması durumunda dünyanın 5 derece ısınacağı uyarısını yapmış olması dikkate alındığında, günümüzdeki karbondioksit miktarının dünyanın 5 derece ısınmasının eşiğinde olduğunu kanıtlar nitelikte.
Potsdam İklim Etkisi Araştırma Enstitüsü (PIK) tarafından yapılan ve Nature Communications dergisinde yayınlanan yeni bir çalışmaya göre ormanların karbondioksit emme yeteneğinin potansiyel olarak azalması, Paris Anlaşması hedeflerine ulaşmayı önemli ölçüde zorlaştıracak hatta imkansız hale getirebilir. Diğer yandan bu durumun sürdürülebilirlik hedeflerini çok daha maliyetli hale getirmesi öngörülüyor.
“Ormanların genişleme stratejisi bir kumar”
Araştırmaya ilişkin konuşan çalışmanın baş yazarı ve PIK konuk bilim insanı Michael Windisch, “Eylemi geciktirmek orantısız şekilde daha yüksek maliyetlere yol açıyor. Şu anda iklim stratejilerimiz ormanların sadece bozulmadan kalmasına değil, hatta genişlemesine de bahse giriyor. Ancak, Kaliforniya’daki gibi artan orman yangınları ve Amazon’daki devam eden ormansızlaşma ile bu bir kumar. İklim değişikliğinin kendisi ormanların muazzam karbon depolarını riske atıyor” dedi.
Çalışmada, emisyonları azaltmak ve ormanları korumak ve izlemek için eylemi ertelemenin iklim hedeflerini tehlikeye atabileceği belirtildi. Ormanlarda depolanan karbonu korumak için hemen harekete geçilmesi gerektiğinin altını çizen Windisch, “Aksi takdirde, enerji, endüstri ve ulaşım gibi temel emisyon sektörlerinde daha dik emisyon kesintileri yoluyla potansiyel orman karbon kayıplarını telafi etmek giderek daha pahalı ve muhtemelen ulaşılamaz hale gelecektir” diye konuştu.
İnsan faaliyetlerinin etkisi incelendi
Öte yandan çalışma, ormanların karbon depolama kapasitesinin azalmasına rağmen iklim hedeflerine nasıl ulaşılabileceğini analiz etti. Yazarlar, doğal bozulmaların ve ormanlar üzerindeki insan etkilerinin iklim azaltma hedeflerine ulaşmanın fizibilitesini nasıl etkilediğini değerlendirmek için REMIND-MAgPIE’yi (entegre küresel arazi ve su kullanım modellemesi ve enerji ekonomisi modelleme sistemi) küresel bitki örtüsü modeli LPJmL ile birlikte kullandılar. Araştırma ekibi, öngörülü bir politika yanıtını çeşitli gecikmeli ve miyop yaklaşımlarla karşılaştırdı.
Beş yıllık gecikme bile maliyeti ikiye katlar
Değerlendirilen rahatsızlık oranına bakılmaksızın, çalışma eylemsizliğin bedelinin ne kadar ağır olabileceğini ortaya koydu. Yazarlar, orman karbon kaybına yanıt vermede beş yıllık bir gecikmenin bile, kaybedilen karbonu telafi etmek için alınan önlemlerin hem sıkılığında hem de genel maliyetinde yaklaşık iki kat artışa yol açacağı ortaya konuldu.
Buna örnek olarak enerji sektöründeki emisyon kesintilerinin önemli ölçüde artırılması gerekebileceği ve negatif emisyon kapasitesinin neredeyse iki katına çıkarılmasıyla desteklenmek zorunda kalınacağı ve sonuç olarak, bu ekstra çabaların genel maliyetleri artırarak, hemen harekete geçilmesi durumundakinin yaklaşık iki katı olan GSYİH gerilemelerine yol açtığı ifade edildi.
Daha güçlü orman koruma karbonsuzlaşma ihtiyacını hızlandırır
Ormanların sonsuz bir kaynak olmadığı konusuna dikkat çeken PIK bilim insanı ve çalışma yazarı Florian Humpenöder, “Ormanlar sonsuz bir kaynak değildir, ancak karbon emicilerindeki azalmaları erken tespit etmek için dikkatli bir izlemeye ihtiyaç duyarlar. Ayrıca daha güçlü orman koruma ve daha hızlı karbonsuzlaştırma ihtiyacını vurguluyor. Ormanlar beklenenden daha az karbondioksit emebilir. Bu da gerçekçi orman karbon projeksiyonlarını gerekli kılar” dedi.
Arazi uygulamalarının teşviki önemli
Kritik ısınma eşiklerinin altında kalmanın, ormanların bozulmadan kalmasını ummaktan daha fazlasını gerektirdiğini söyleyen PIK Arazi Kullanım Geçişi laboratuvar başkanı ve çalışmanın yazarı Alexander Popp, “Ormanları korumanın yanı sıra, sürdürülebilir arazi kullanım uygulamalarını teşvik etmek de sadece biyolojik çeşitliliği korumak için değil, aynı zamanda sert ekonomik sonuçlardan kaçınmak ve iklim geleceğimizi güvence altına almak için de önemlidir” yorumunu yaptı.
Ormansızlaşma hafife alınıyor
Çalışmada ayrıca mevcut modellerin gelecekteki orman karbon depolaması konusunda aşırı iyimser olabileceği, çünkü bozulmaları görmezden gelindiği, karbondioksit gübrelemesinin aşırı değerlendirildiği ve ormansızlaşmanın hafife alındığı vurgulandı. Uzmanlar, iklim etkilerini azaltmak, karbon stoklarını korumak ve artan maliyetleri önlemek için bilim insanları derhal harekete geçilmesini önerdi.